"özgürleşme" kavramı

Şimdiki dönemde insanların birbirleriyle olan iletişim boyutu ile bizim dönemimizdeki boyut arasında çok hızlı bir gelişme ve değişim yaşandı. Buna adapte olan kişiler ağacın dalında sabit tutunmaya devam ettiler ancak zayıf olan dallar da bu ani değişimler gösteren rüzgarlarda kopup gittiler. ancak bu kopan bazı dallar toprağa öyle bir adapte oldular ki kendi koca ağaç gövdelerini oluşturdular.


Yani… önceden yaşanan hayattan tamamen kopup yepyeni bir hayata baştan başlayıp eskiden hiçbir şey almadan yaşamayı sürdürdüler. Böylece binlerce yıl insanların yaptıkları hataları baştan yaptılar.

İnsan başına yediği darbeyi almadan asla akıllanamayan hayvansal bir içgüdüye sahip olduğu için bu durumun önüne geçmeden ve farkında olmadan kurtulamadı hayliyle.. Her açıdan böyle oldu… sıcak olan suyu tamamen soğuk olana kadar aradaki mesafeyi yavaş ilerletip alıştırarak yaşatmak gibi.


Bu eski ağacın maliki olan dallar filizlenerek, büyük ağacın çok uzağında yaşadılar. kendimi o klandan biri olarak görmüşümdür daima. Bu yüzden bildiğim aynı onlar gibi hayatın bazı tutumlarına cevap vermem mümkün olmadı. Teknolojiye, yeni iletişim sistemlerine, yeni mizahlara, yeni dizilere cevap vermem gibi aslında teknolojiyle aram her zaman iyi olmuştur ancak zihin kontrolüm medya ile asla olamamıştır bu sebepten uyumsuzluklar yaşamışımdır.

İnsan her türlü ortama uyum sağlayabilecek bir yapıya sahip olduğu biliniyor. Çok soğuk veya çok sıcak ortamlarda yaşam sağlayanlar, çok vahşi veya hiç bir tehdit olmayan bir ortamda yaşayanlar gibi. Bu insanları yaşadıkları ortamlardan farklı alanlara yerleştirildiğinde ani bir dönüşüm nedeniyle bunun ilk travmalarını yaşamalarına rağmen yine de ortama uyum ve adapte sağlıyorlar.


Bu düşüncelerle birlikte şimdiki yaşadığım yer yani Türkiye içerisinde yer alan izmir şehrinin güzelyalı semtindeki toplumun eski yapıya sahip olduğu tutum kültürünün değişimi ile ilgili konuyu yer aldım. Neden bu kadar daralttım çünkü yaşadığım alana göre gözlem ve değerlendirme yapmam daha sağlıklı olabileceğini düşündüm. Bu değerlendirmelerimi bulunduğum çevredeki insanlara, girdiğim yaşam alanlarına ve yansıttıkları düşünce ve davranışlara dayanarak yorumlamam daha sağlıkı olabileceğini düşündüğümden kaynaklanıyor. Hiçbir yazımı teknoloji ve medya içerisinde yer alan bilgilere dayanarak donatmıyorum.


Batının yansıttığı ve geliştirdiği "özgürleşme" kavramı medya ile yansıtılabildiğinden inanları yönetim altına alabilmek, düşünce ve özgürlük boyutlarını kontrol edebilmek mümkün oldu. Daha çok tüketim daha çok sosyal hayat ve bağımsızlık oluşturuldu. Bu sayede kapitalist sistemin beslenmesi ve diğer tüm ülkelerin bu tutuma göre hareket edebilmesini zorunlu kıldılar. Batı medyasına adapte olan Türk tüketim toplum davranışları ve tutumları değiştirilip üretim bazından yoksun bilinçli olduğunu sanan ama kontrollü bir nesil yaratmış oldular.


Neden 15 yıldır Erdoğan bu ülkede iktidar olarak başarıya koca bir imza atmıştır ? Meselenin tamamiyle kurguyla kaynaklandığını insanların çoğu çözmüş mü acaba ? Bunun farkındalığıyla mı bu başarıya sahip yoksa kimsenin kontrol edemediği tek güce bu kişinin sahip olması ile ilgili mi ?

Bu karakterler neden sevilmiştir ?

Çünkü sevilecek yeni bir maskot yaratılmıştır, karakter yapıları bu tür insanlara göre adapte edilmişlerdir. 2 erkek arkadaşın bir kadını sevmesi ve bu erkek arkadaşlarından biri diğerinin tüm altınlarını çalıp arkadaşına ihanet ettikten sonra kızı babasından istemesi durumunun yarattığı başarı sonucu gibi. Yani adam ezip geçiyor birilerini öldürüyor... Arenadaki gladyatörün her öldürdüğü canlı için aldığı alkış gibi.


Demekki sadece iyilikle olmuyor teması daha da farklı bir boyut kazanmıştır Evet tabiki sadece iyilikle olmaz her şey… ama kötülük yer alacaksa bu şekilde başarı sağlanıp doğrulanması mı daha anlamlıdır ? netice başarılı ise kimin kazıklandığı veya öldüğü önemli değil midir ?


Böyle şeyleri göz önüne aldığımızda kişilere veya nesnelere vermiş olduğumuz değeri bu tutumlara göre vermiş olduk. Ne kadar yaşanmışlık olsa dahi bunların sadece anılardan ibaret olduğunu anımsayıp batı dünyasının yarattığı adapteye uyum göstermeyen tüm nesne ve varlıkları değersiz görmeye başladık.


Deneme ve yanılma açısından daha çok hayatın içerisine girip çıkarak etkisi altında kalsam da gözlemim açısından insanların tutum ve davranışlarının değer, sevgi ve özgürlük kavramında nasıl bir boyuta geldiğini ve bu dönemin ciddiyetini güzel ve sağlıklı bir şekilde değerlendirmiş oldum.


Gölgeler her zaman bana aynı şeyleri yaşatmışlardır. Duygusal yapıyla yaklaşımımda bulunduğum saldırıları, rakip ve düşmanların empozeleri, bakış ve mimikler, bir takım manipülasyonlara maruz kaldım doğal olarak 2000 - 2021 yılı arasındaki nesilin yeni teknoloji ile birlikte geliştiği süreçte özgürlükleri tamamiyle kontrol altına alınmış durumda oldukları konusunda en ufak bir farkındalıkları olmadığı üzücü.


Kullandıkları uygulamaların hepsinde biryerlerin kendilerine kazandırdıkları şöhret ve yaşam tarzları, birtakım dijital ilgi ve sevgiyle besleniyor bunu da diğer kişilerle birlikte bir rekabet olarak görüyorlar. Bakın işim var evliyim bir kabileye aitim ve mutluyum peki ya sen ?


Örnek olarak tarafından varlığımın değeri tükendiği veya şu anda duyguların başka boyutlarda beslendiği ve benden bu menfaatine ihtiyaç hissetmeyen bir varlıkla yakın dönemde duygusal bir ilişki yaşadığım için kendisinden tamamen doğal bir şekilde bir rakip bakış açısı ile yanıtlar ve davranışlar alıyordum. Ona göre hiçbir şekilde rakip olamazdım çünkü onun döneminde değilim. Sonuç olarak da kendi döneminden rekabet edebileceği birini seçmek zorundaydı.